Sep 16, 2011

gıcık oluyorum: otis

bir okuyucu gıcıklığı

otistipe bak. erkek misin kız mısın olum sen? ne toynaksın? cevap ver!

ne bu memeler? boynuzların nerde olum senin? bir de erkeğim diye ortalıkta gezinip, çiftlikteki ineklerle yatıp kalkmıyo musun! hayır anlamıyorum, ne buluyor bu inekler sende? evet aynı malı diyicem george ama, sendeki mal da aynı inekteki de.

bu androjen, bu metroseksüel hallerine uyuz oluyorum. kıt kırıldım hayvani anatomi bilgimi hoplatmayın, estetik kaygılar uğruna zavallı bebelerin cinsi mevzularla tanışıklığını ötelemeyin!

otis, ııııırgh sana

başkalarını da bulaştır:
  • Print this article!
  • Digg
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Twitter
  • Reddit
  • Google Bookmarks
  • StumbleUpon
  • E-mail this story to a friend!
Sep 16, 2011

Susamlı Kaşarlı Poğaça

bir okuyucu gıcıklığı

Kaşarlı poğaçanın üzerine susam dökmek şart mıdır? Susam mafyasının mı işidir bu tüm pastaneler susamlı yapar?

Arkadaşım o kaşarlı poğaça değil, susamlı kaşarlı poğaça!!

By: Murat

başkalarını da bulaştır:
  • Print this article!
  • Digg
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Twitter
  • Reddit
  • Google Bookmarks
  • StumbleUpon
  • E-mail this story to a friend!
Sep 16, 2011

Yandaki Tipe

bir okuyucu gıcıklığı

Hayır uzaktan bakınca hani ofiste sıkılmış, çalışmak için cafeye kaçmış sanarsın. Tipin biri yan masamda oturuyor, nasıl bir sotelenmiş ama..

Cafedeki görevlilere ışığı açın, müziği kısın..vs..vs.. yağdırıp duruyor.. eleman sotelendiği yerden bilgisayarı görünmüyor sanıyor sanırım ki üzerine çalıştığı şeyler facebook ve magazin haberleri…

Hayır radyoyu kapattırmaya falan kalkıyor, dalıcam elemana sonunda..

Bi de hep benim oturduğum yere oturmuş ona da gıcık oldum, ama oraya oturunca bilgisayar görünüyormuş onu öğrendim :)

By: Murat

başkalarını da bulaştır:
  • Print this article!
  • Digg
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Twitter
  • Reddit
  • Google Bookmarks
  • StumbleUpon
  • E-mail this story to a friend!
Mar 2, 2011

blog katili digiturk’e gıcık oluyorum! #blogumadokunma digiturk!

bir gökhan toka gıcıklığı

Kanunsuz LigTv yayınını engelleyeceğim derken onbinlerce blogu kapattıran Digiturk’e çok gıcık oluyorum. “Biz haklarımızı korumaya çalışıyoruz” diye kendisini savunmaya ve üste çıkmaya çalışan Digiturk’e inanmıyorum, çünkü bu işi ikinci keredir yapıyorlar. Blogspot’u aynı nedenle bundan önce bir kez daha kapattırdılar. Demek ki hukuki sonuçlarını, ne olacağını, onbinlerce blogun kapanacağını bilerek bunu yapıyorlar. Öyleyse, ağlayıp sızlanmadan sonuçlarına da katlanmalılar. Tamam Türkiye’de İnterneti düzenleyecek düzgün bir kanun yok, peki ama mantık da mı yok? Ne olacağını biliyordunuz ve bile bile uyguladınız; iki tane kaçak geçen var diye köprüyü yıktırdınız; o halde sonuca, tepkilere katlanacaksınız! Tepki göstermek en doğal hakkımız, çünkü hiçbir suç işlemediğimiz, sadece düşünüp kendimizi özgün biçimde ifade ettiğimiz, yaratıcılığımızı yansıttığımız kişisel ifade alanlarımıza, hayallerimize haddinizi aşarak el uzattınız!

Bir yandan imajını yenilerken, bir yandan sloganını “hayallerine dokun” haline getirirken, bloglarımıza dokunan Digiturk’e uyuz oluyorum. Hayallerimize ve emeğimize el uzatmayın, gölge etmeyin ve haddinizi bilin yeter. Siz isterseniz kendi hayallerinize doyasıya dokunun, o hayaller bize dar gelir.

başkalarını da bulaştır:
  • Print this article!
  • Digg
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Twitter
  • Reddit
  • Google Bookmarks
  • StumbleUpon
  • E-mail this story to a friend!
Feb 28, 2011

Oskara gıcık oluyorum!

bir gökhan toka gıcıklığı

Holywood sineması bitmişken, yerlerde sürünürken, Holywood sinemasına ödül dağıtma gayeli Oskar ödülleri müessesesine, bu Oskarların bu kadar çok izlenmesine, takip edilmesine gıcık oluyorum!

Oskarların sinema endüstrisinin en değerli ölçüm aracı olarak lanse edilmesine gıcık oluyorum!

İsim yapmış Türk sinema eleştirmenlerinin, kim kırmızı halıda hangi elbiseyi giydi, kim şık kim rüküş diye TVlerde canlı canlı tartışmalarına uyuz oluyorum!

Twitter’ın Turkey Trending Topics altında Oskarı ve Oskar alanları, sanki bütün Türkiye bunları konuşuyormuşçasına göstermesine, Oskarı bu şekilde metazori monetize etmesine de ayrıca hasta oluyorum! Türkiye Oskarı moskarı konuşmuyor. Kimse Melissa Leo dan bahsetmiyor.OSKAR

başkalarını da bulaştır:
  • Print this article!
  • Digg
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Twitter
  • Reddit
  • Google Bookmarks
  • StumbleUpon
  • E-mail this story to a friend!
Nov 3, 2010

gıcık oluyorum: brüksel lahanası

bir gökhan toka gıcıklığı

bruksel-lahanasiherşeyin küçüğü güzel olur beyliğinin devrilmeye en yaklaştığı an brüksel lahanası anıdır.

ne yaptım ne ettimse güzel bir tat yakalamayı başaramadığım, yanına kattığım bütün güzel kokulu-güzel tadımlı arkadaşları da kendisine benzeten bebek yüzlü gangasterdir brüksel lahanası.

kompakt lahana edasındaki bu arkadaş, koca bir lahananın pişerkenki çıkan kötü kokusunun da kompakt bir tasarımını bünyesinde barındırır. bir tanesi diş kovuğundan az büyük olan brüksellerin 20sini biraraya getirdiğinizde kokuyu da 20 ile çarpmış oluruz.

tadı da ne yalan söyleyim, bence yavandır. öyle batı hayranlığı ile, kendi lahanamız, kapuskamız dururken dişe dokunmaz, tatsız tutsuz brüksel lahanasına özenmek bence iyi değildir.

batının brokolisini alalım ama brüksel lahanasını almayalım derim son söz olarak.

başkalarını da bulaştır:
  • Print this article!
  • Digg
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Twitter
  • Reddit
  • Google Bookmarks
  • StumbleUpon
  • E-mail this story to a friend!
Nov 3, 2010

gıcık oluyorum: erhan konukla pop saati

bir gökhan toka gıcıklığı

30 yıldır TRT’de yayında olan erhan konukla pop saatini 30 yılda kaç kere izledin desen “hiç” kere diyebilirim.

nasıl oluyor bilmiyorum ama ne zaman bu programa denk gelsem erhan konuktan duyduğum tek anons şu olur: “evet sayın seyirciler, bu hafta da pop saatinin sonuna geldik, önümüzdeki hafta yeni bir pop saatinde görüşmek üzere”.

gerek programın ismi gerekse de iyi niyetim nedeniyle bir saat sürdüğünü tahmin ettiğim bu programı onca yıl boyunca nasıl son anonsunda açmayı başardığımı bilmiyorum. bünyemde truman şovunun trumanıymışım gibi kıllı yünlü paranoyak izlenimler bırakan bu programın aslında hiç varolmadığını, herşeyin dekor olduğunu, erhan konukun kafasının da aslında kasetçalar kafası olduğunu düşünüyorum

başkalarını da bulaştır:
  • Print this article!
  • Digg
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Twitter
  • Reddit
  • Google Bookmarks
  • StumbleUpon
  • E-mail this story to a friend!
Oct 1, 2010

Nordsee’ye de, Nordsee restoranlarına gidenlere de ÇOK gıcık oluyorum!

bir gökhan toka gıcıklığı

nordsee Apolitik dediğimiz, dünyayı tanımıyor, politikadan anlamıyor diye dalga geçtiğimiz, faydacılıktan, opportunizmden başka motivi olmadığını düşündüğümüz AMERİKALILAR bile:

Kasabalarına STARBUCKS açıldığı zaman ayaklanıyorlar!

Yerel işletmelerinin para kazanmasını istedikleri, paralarının Seattle’da, evlerinden uzakta bir koca kurumun kasasına akmasını istemedikleri için.

Hadi kabul edelim Türkiye’de kahve zevki yok. Türk kahvesi dediğimiz şey dünyanın en kalitesiz kahvelerinden yapılıyor. Filtre kahveyi geçtim, dandik nescafe’nin bile nasıl yapıldığını bilmeyen mekan sahipleri ve tüketiciler var. O yüzden Starbucks örneği konu dışı…. Çünkü rakip olabilecek, daha iyi, kalitesiyle daha iyiyi hakkeden fazla bir işletmemiz yok.

Ama Türkiye gibi, İstanbul gibi, dünyanın en güzel deniz ürünleri mutfağına sahip ülkesinde ve şehrinde… Bunca muhteşem balık restoranının, meyhanenin arasında… Bu saçmasapan NORDSEE lerin işi ne!

NORDSEE’de self service, plastik tabağınıza alacağınız, fabrikasyon bir somon dilimi karşılığında kasada 25 mi 27 milyon mu ne para verenler var mı gerçekten??? O fiyatın daha azına, bırakın klasik ve şahane balık restoranlarımızı, MIDPOINT’te bile çok iyi servis kalitesi ve ambiyans eşliğinde, son derece lezzetli ve ustalıkla pişirilmiş somon tabağı yiyebilirsiniz.

NORDSEE’ye, ve NORDSEE’den de çok bu restoranlara giden VATANDAŞLARIMA acaip gıcık oluyorum. Öyle böyle değil.

başkalarını da bulaştır:
  • Print this article!
  • Digg
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Twitter
  • Reddit
  • Google Bookmarks
  • StumbleUpon
  • E-mail this story to a friend!
Oct 1, 2010

Frank Rijkaard’a Gıcık Oluyorum!

bir gökhan toka gıcıklığı

Yöneticilik vasfın yoksa teknik direktörlük senin neyine ey rijkaard! sen yenildikçe suçu adamlarına atacaksın, bu kadro yetersiz diyeceksin, o adamlar milli takımlarında ve önceki yönetimlerinde başarıyla oynuyor olacaklar. Sen böyle deyince o adamlar huzursuz ve mutsuz olmayacaklar mı? Onları antrenmanda yedek takımda oynatmak istediğin zaman hassasiyet göstermeyecekler mi? O zaman da Servet’e yaptığın gibi kadrodan atarsın…

At Rijkaard at!

Suçu adamlarına at!

Olmadı kadrodan at!

Giderek yamulan Türk futboluna bir çentik de sen at!

Sende yöneticilik yeteneği yok arkadaş. İnsan yönetemeyen adamdan yönetici olur mu? Tekniğin kralını bilsen ne olur, direktörlük senin hamurunda yok.

başkalarını da bulaştır:
  • Print this article!
  • Digg
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Twitter
  • Reddit
  • Google Bookmarks
  • StumbleUpon
  • E-mail this story to a friend!
Oct 1, 2010

İnternetteki sayfanın önünü kapatan reklamlara

bir okuyucu gıcıklığı

Tam bi haber okuyacaksın? bi metin okuyacaksın. karşına bi eşşek kadar reklam çıkıyor. Sağ üst ya da en zor görülen bi yerinde x şeklinde kapatma tuşu. basınca da yeni bi ekranda reklam açan sayfalara gıcık oluyorum. mümkünse bir daha o sayflara girmiyorum.

başkalarını da bulaştır:
  • Print this article!
  • Digg
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Twitter
  • Reddit
  • Google Bookmarks
  • StumbleUpon
  • E-mail this story to a friend!

This post was submitted by Mini .