Mar 2, 2011 Bir gökhan toka gıcıklığı

blog katili digiturk’e gıcık oluyorum! #blogumadokunma digiturk!

Kanunsuz LigTv yayınını engelleyeceğim derken onbinlerce blogu kapattıran Digiturk’e çok gıcık oluyorum. “Biz haklarımızı korumaya çalışıyoruz” diye kendisini savunmaya ve üste çıkmaya çalışan Digiturk’e inanmıyorum, çünkü bu işi ikinci keredir yapıyorlar. Blogspot’u aynı nedenle bundan önce bir kez daha kapattırdılar. Demek ki hukuki sonuçlarını, ne olacağını, onbinlerce blogun kapanacağını bilerek bunu yapıyorlar. Öyleyse, ağlayıp sızlanmadan sonuçlarına da katlanmalılar. Tamam Türkiye’de İnterneti düzenleyecek düzgün bir kanun yok, peki ama mantık da mı yok? Ne olacağını biliyordunuz ve bile bile uyguladınız; iki tane kaçak geçen var diye köprüyü yıktırdınız; o halde sonuca, tepkilere katlanacaksınız! Tepki göstermek en doğal hakkımız, çünkü hiçbir suç işlemediğimiz, sadece düşünüp kendimizi özgün biçimde ifade ettiğimiz, yaratıcılığımızı yansıttığımız kişisel ifade alanlarımıza, hayallerimize haddinizi aşarak el uzattınız!

Bir yandan imajını yenilerken, bir yandan sloganını “hayallerine dokun” haline getirirken, bloglarımıza dokunan Digiturk’e uyuz oluyorum. Hayallerimize ve emeğimize el uzatmayın, gölge etmeyin ve haddinizi bilin yeter. Siz isterseniz kendi hayallerinize doyasıya dokunun, o hayaller bize dar gelir.

Feb 28, 2011 Bir gökhan toka gıcıklığı

Oskara gıcık oluyorum!

Holywood sineması bitmişken, yerlerde sürünürken, Holywood sinemasına ödül dağıtma gayeli Oskar ödülleri müessesesine, bu Oskarların bu kadar çok izlenmesine, takip edilmesine gıcık oluyorum!

Oskarların sinema endüstrisinin en değerli ölçüm aracı olarak lanse edilmesine gıcık oluyorum!

İsim yapmış Türk sinema eleştirmenlerinin, kim kırmızı halıda hangi elbiseyi giydi, kim şık kim rüküş diye TVlerde canlı canlı tartışmalarına uyuz oluyorum!

Twitter’ın Turkey Trending Topics altında Oskarı ve Oskar alanları, sanki bütün Türkiye bunları konuşuyormuşçasına göstermesine, Oskarı bu şekilde metazori monetize etmesine de ayrıca hasta oluyorum! Türkiye Oskarı moskarı konuşmuyor. Kimse Melissa Leo dan bahsetmiyor.OSKAR

Nov 3, 2010 Bir gökhan toka gıcıklığı

gıcık oluyorum: brüksel lahanası

bruksel-lahanasiherşeyin küçüğü güzel olur beyliğinin devrilmeye en yaklaştığı an brüksel lahanası anıdır.

ne yaptım ne ettimse güzel bir tat yakalamayı başaramadığım, yanına kattığım bütün güzel kokulu-güzel tadımlı arkadaşları da kendisine benzeten bebek yüzlü gangasterdir brüksel lahanası.

kompakt lahana edasındaki bu arkadaş, koca bir lahananın pişerkenki çıkan kötü kokusunun da kompakt bir tasarımını bünyesinde barındırır. bir tanesi diş kovuğundan az büyük olan brüksellerin 20sini biraraya getirdiğinizde kokuyu da 20 ile çarpmış oluruz.

tadı da ne yalan söyleyim, bence yavandır. öyle batı hayranlığı ile, kendi lahanamız, kapuskamız dururken dişe dokunmaz, tatsız tutsuz brüksel lahanasına özenmek bence iyi değildir.

batının brokolisini alalım ama brüksel lahanasını almayalım derim son söz olarak.

Nov 3, 2010 Bir gökhan toka gıcıklığı

gıcık oluyorum: erhan konukla pop saati

30 yıldır TRT’de yayında olan erhan konukla pop saatini 30 yılda kaç kere izledin desen “hiç” kere diyebilirim.

nasıl oluyor bilmiyorum ama ne zaman bu programa denk gelsem erhan konuktan duyduğum tek anons şu olur: “evet sayın seyirciler, bu hafta da pop saatinin sonuna geldik, önümüzdeki hafta yeni bir pop saatinde görüşmek üzere”.

gerek programın ismi gerekse de iyi niyetim nedeniyle bir saat sürdüğünü tahmin ettiğim bu programı onca yıl boyunca nasıl son anonsunda açmayı başardığımı bilmiyorum. bünyemde truman şovunun trumanıymışım gibi kıllı yünlü paranoyak izlenimler bırakan bu programın aslında hiç varolmadığını, herşeyin dekor olduğunu, erhan konukun kafasının da aslında kasetçalar kafası olduğunu düşünüyorum

Oct 1, 2010 Bir gökhan toka gıcıklığı

Nordsee’ye de, Nordsee restoranlarına gidenlere de ÇOK gıcık oluyorum!

nordsee Apolitik dediğimiz, dünyayı tanımıyor, politikadan anlamıyor diye dalga geçtiğimiz, faydacılıktan, opportunizmden başka motivi olmadığını düşündüğümüz AMERİKALILAR bile:

Kasabalarına STARBUCKS açıldığı zaman ayaklanıyorlar!

Yerel işletmelerinin para kazanmasını istedikleri, paralarının Seattle’da, evlerinden uzakta bir koca kurumun kasasına akmasını istemedikleri için.

Hadi kabul edelim Türkiye’de kahve zevki yok. Türk kahvesi dediğimiz şey dünyanın en kalitesiz kahvelerinden yapılıyor. Filtre kahveyi geçtim, dandik nescafe’nin bile nasıl yapıldığını bilmeyen mekan sahipleri ve tüketiciler var. O yüzden Starbucks örneği konu dışı…. Çünkü rakip olabilecek, daha iyi, kalitesiyle daha iyiyi hakkeden fazla bir işletmemiz yok.

Ama Türkiye gibi, İstanbul gibi, dünyanın en güzel deniz ürünleri mutfağına sahip ülkesinde ve şehrinde… Bunca muhteşem balık restoranının, meyhanenin arasında… Bu saçmasapan NORDSEE lerin işi ne!

NORDSEE’de self service, plastik tabağınıza alacağınız, fabrikasyon bir somon dilimi karşılığında kasada 25 mi 27 milyon mu ne para verenler var mı gerçekten??? O fiyatın daha azına, bırakın klasik ve şahane balık restoranlarımızı, MIDPOINT’te bile çok iyi servis kalitesi ve ambiyans eşliğinde, son derece lezzetli ve ustalıkla pişirilmiş somon tabağı yiyebilirsiniz.

NORDSEE’ye, ve NORDSEE’den de çok bu restoranlara giden VATANDAŞLARIMA acaip gıcık oluyorum. Öyle böyle değil.

Oct 1, 2010 Bir gökhan toka gıcıklığı

Frank Rijkaard’a Gıcık Oluyorum!

Yöneticilik vasfın yoksa teknik direktörlük senin neyine ey rijkaard! sen yenildikçe suçu adamlarına atacaksın, bu kadro yetersiz diyeceksin, o adamlar milli takımlarında ve önceki yönetimlerinde başarıyla oynuyor olacaklar. Sen böyle deyince o adamlar huzursuz ve mutsuz olmayacaklar mı? Onları antrenmanda yedek takımda oynatmak istediğin zaman hassasiyet göstermeyecekler mi? O zaman da Servet’e yaptığın gibi kadrodan atarsın…

At Rijkaard at!

Suçu adamlarına at!

Olmadı kadrodan at!

Giderek yamulan Türk futboluna bir çentik de sen at!

Sende yöneticilik yeteneği yok arkadaş. İnsan yönetemeyen adamdan yönetici olur mu? Tekniğin kralını bilsen ne olur, direktörlük senin hamurunda yok.

Aug 4, 2010 Bir gökhan toka gıcıklığı

blog yazarlarının illa konuyla ilgili tema kullanıcaz diye kasmalarına gıcık oluyorum

al mesela filmseyretmefabrikası’nda gittim ne yaptım, film seyretmekle alakalı diye yok efendim patlamış mısırlı, film kareli ıncıklı bıncıklı tema kullandım. bu temaya onca gıcık olduğum halde de “aman pek güzel oldu tam konuya uydu” kontenjanından dolayı bir türlü değiştirmeyi aklıma getiremedim. allı güllü temada insanın kendi yazdığını bile okuyası gelmiyor oysa ki. ne demiş atalarımız: simple is beautiful. ben de diyorum ki simple is still beautiful ve will always be beautiful.

şu temanın güzelliğine bak: filmseyretmefabrikası.com

bundan sonra yok allı güllü tema, nerde basit orda ben, orda biz

Aug 4, 2010 Bir gökhan toka gıcıklığı

garsondan hesap isterken elle havaya yazı yazar gibi işaret yapılması zorunluluğuna gıcık oluyorum

bu konuda kendimi çok eğitmeye çalıştım, tik gibi, nalet pis bir hastalık gibi birşeydi. bir türlü o eli kaldırıp garsona kaş göz atıp elle havada daire çizmeden derdimi ifade edemiyordum.

oysa düşünüldüğü zaman tipik bir insanın tipik bir garsonla iletişimi siparişimi al-aldım, hesabı getir-getirdim biçiminde oluyor, gözlemlerim bunu gösteriyor en azından. madem öyle oluyor da yemeğini bitirmiş müşteri garsona uzaktan hesaaaap diye bağırınca veya eli havaya yazı yazar konumda tutmadan daha farklı şekiller içerisine girdiğinde garson bu kişiyi sallamıyor, görmezden geliyor? illa o eli havada daireler içinde fışır fışır sallamalı mıdır o kişi hesabı talep edebilmek için?

yoğun çabalar sonucu, kendimi şartlandırıp koşullandırarak, eli kolu bağlayarak ben bu sorunu sonunda aştım arkadaş. artık hesabımı aslanlar gibi alabiliyorum. ama ne zaman ki bir müşteri görsem bir lokantada eli havada daireler içinde tutsak, işte o zaman gelir buna gıcık olasım!

This post was submitted by gıcıkolanadam.

Jun 24, 2010 Bir gökhan toka gıcıklığı

gıcık oluyorum kayıt sistemine gıcık olanlara gıcıklık olsun diye facebook connect eklendi

hem de gıcık olduğum halde. neyse ki dökümanıydı, okumasıydı, kopisiydi, peystiydi, editiydi: topu topu 30 dk lık işmiş.

artık doya doya gıcık olabilirsiniz, hasta etmeyin beni!

This post was submitted by Gökhan Toka.

Mar 23, 2010 Bir gökhan toka gıcıklığı

Filmlerde susturucuyla vurulan adamların gık çıkarmamalarına gıcık oluyorum

Hayır, susturucu adamı mı susturuyor, silahı mı susturuyor? İnsan arı soksa bile “ah anammm” der. Böğrünü, kolunu, döşünü delecek kurşun da susturucuyu yapan teknolojiye hürmetten öyle el pençe duracaksın divanda. Bırakınız, geçiniz, gençleri yanlış yönlendirmeyiniz. Sanki susturucusuz silahla vurulanlar acıdan değil, çıkan bummm sesinden korkup aaarghhhh diye bağırıyorlar!