Geçen hafta gazetede bir haber: “Bilimadamları 20 yıllık deneylerin ardından çok yemenin yaşlandırdığını buldu”.
Çok güzel. Şimdi çalışmanın detaylarına bakalım. Deney için gerekli malzemeler:
a. 2 adet maymun
b. yiyeçek
c. 20 yıl
Tarifi: 2 maymunu ayrı ayrı odalara koyuyosun. Birine az, ötekine çok yemek veriyosun. 20 yıl boyunca bunu yapıyosun. Sonra gidip hangisi daha çok yaşlandı diye bakıyosun.
Sonuç: Sırasıyla, çok yiyen ve konya etli ekmeklerini löp löp götüren maymun konyayı, hani ya? ekmeğini götüren maymun ise hanyayı anlamaktadır. Maymun profilleri incelendiğinde deneye özdeş yaş ve dinamik ile başlayan maymunlardan az yiyen maymunun 20 yıl sonrasında sensei fiziğinde dinamik ve selvi boylu, diğerinin ise toprağa bakar eğrilikte al yazmalı olduğu göze çarpmaktadır.
Yorum: 20 yıllık deneyin sonucunu açıklayan bilimadamları “çok yemenin yaşlanmakla alakası olduğunu kanıtlama noktasında henüz erken olduğunu, ancak iyi yolda olduklarını” söylemişlerdir.
Evet… Henüz erken olduğunu söylediklerine göre aklıma şu tür çıkarımlar geliyor:
a. Arka odalarda zincirli vaziyette tuttukları bazı talihsiz insanlar da aynı deneye maruz kalıyor. 50 sene de onlar üzerinde deneyi sürdürüp çok yemenin insanları yaşlandırıp yaşlandırmadığı noktasındaki kesin sonucu açıklayacaklar.
b. Az yiyen maymun bir anda çökebilir, çok yiyen kambur farkıyla galip gelebilir. Maymunlar geberene kadar devam edecekler.
c. Buradan hareketle, AIDS ilaçlarının AIDS’i tedavi ettiğini kanıtlayabilmek için örneğin, o kişinin AIDS’den ölmediğini gözlemlemek gerekmektedir. Bu kişi diğer olası hastalıklardan ne kadar çabuk ölürse, AIDS ilacını bekleyen insanlar o kadar çabuk tedavi olabilir.
20 senedir bu adamlara bu muazzam bilimsel deneyi yapmaları için para ve maymun gıdası desteği veren kuruluşlara sormak isterim. Bu nasıl deney arkadaş yahu? Bilim temel felsefi araçlardan biri olan tümevarımı ret mi etmektedir? Bundan yıllaaaar önce aşırı gıda tüketmenin yaşlanmaya sebep olduğu hücre seviyesinde yapılan deneylerle gözlemlenmemiş miydi zaten? Fazla enerjiyi yakamayan hücre atık olarak bunu salıyor, bu da organizmaya zarar veriyor, sonunda da erken yaşlanma ortaya çıkıyordu. Hayır, hali hazırda bu olayı hücre seviyesinde gözlemleyebilirken maymunları 20 yıl boyunca yedirip içirmenin manası nedir? Kimin akrabası memleketlisi bu maymunlar? yoksa bu tür deneyler bilimadamlarının sigorta primleri ödensin, kazasız belasız emekli olunsun diye mi icat edilmiştir? Ayrıca yukarıdaki malzemelerle bu deneyi ben de yaparım; her gün hayvanat bahçesine gider, gıcık olduğum bir maymunun kafasına 20 yıl boyunca fındığı fıstığı atar, sempatik bulduklarıma avucumu yalatırım. bilim adamlarının bu deneydeki fonksiyonu nedir? gerçekler açıklansın, bilim adamları ve maymunlar arasındaki gizli çıkar ilişkileri ortaya çıksın, halkın doğruları bilmeye ihtiyacı var, yeter artık yeter!