Mar 14, 2008 bir gökhan toka gıcıklığı

çaydanlık

evimde çaydanlık barındırmam. bu durum, çay yapmak istediğimde çeşitli zorluklarla karşılaşmama neden olsa da, kendime aslında çay yapmak istemediğimi telkin ederek bu zorlukların üstesinden gelmeye gayret ederim.

çaydanlıklardan tırsmaya ne zaman başladım? açıkçası bilmiyorum.. çocukluğumda başımdan geçmiş travmatik bir haşlanma mevzusu mu derseniz, size alakası yok demekle yetineceğim. bu çekincemin temelinde, bünyemdeki estetik kaygılarıma yönelik, çaydanlık nesnesinden algıladığım bazı negatif enerji dalgaları yatmaktadır.


açıkçası daha önce denedim; kısmen, bir tane oldukları zaman bu korkumla başedebiliyorum. Ama iki tane olduklarında, hele bir de üst üste durduklarında kilitlenip kalıyorum. Gözüm üst üste duran o iki adet çaydanlık ağzına takılıp kalıyor. Alttaki üsttekinden hafifçe daha büyük, aynı yöne doğru uzanan uğursuz kıvrımlara sahip uzantılar.

Bu iki uğursuz kıvrım kendi aralarında süperötesi kötücül bir uyum içerisindeyken, çevrelerindeki herşey ile de zıttırlar. Mutfakta bulunan diğer cihazlar: tencereler, kavanozlar, buzdolabı, bulaşık makinası, bıçak, çatal, kesme tahtası: hepsi de yeterli derecede köşeli varlıklar. Bu uğursuz ikili, mütemadiyen köşeli bu evrende öyle çok sırıtırlar gözüme ki, gözlerimi üst üste duran bu iki nalet kuğu boynundan alamam. Nedir bunların olayı? neden üst üste takılmaktadırlar? bu bir çiftleşme seremonisi midir? (ki böyle bir duruma mutfağımda izin veremem: biz burda yemek yiyoruz) bu bir deve güreşi midir? bu uğursuz bir dine ait bir totem midir? bu çapraşık ve üyeleri arasında homo ilişki olan iki kişilik bir müzik grubu mudur? (homo bremen mızıkacıları)

bütün bu seçenekler birer birer aklımdan geçip giderken, gözler sağ yandaki, bir o kadar uğursuz negatif kıvrımlara kayar. Aşağı yönde ilerleyen, yukarı yöne uzanan ağızlarla ters bir simetrideki tutmaçlar. Bu hafif kaykılmış, gerçek kimliğini gizlemeye çalışan, aramıza sızmış bir gamalı haç mıdır, nazi mirası mıdır? yukarı doğru uzanan kolların aralarındaki o gıcık ve antisosyal uyum bile kendi başına kolay kolay yenilip yutulamaz iken, bir de aşağı doğru uzanan bir benzer gıcıklık daha söz konusudur. Zeminden tavana kadar uzanan, göz algısını domine eden ve alıkoyan, tabandan tavana akan bakışıma deli dumrul muammelesi yapan ücretli ve eğrelti bir oto yol mudur bu üst üste duran çaydanlıklar?

üst üste duran çaydanlıkları görünce kilitlenir kalırım, hayati fonksiyonlarım durma noktasına gelir, vücut direncim düşer; enseye vur lokmayı al moduna geçerim.

başkalarını da bulaştır:
  • Print this article!
  • Digg
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Twitter
  • Reddit
  • Google Bookmarks
  • StumbleUpon
  • E-mail this story to a friend!
  • Vladimir

    Çaydanlıklar beni huzursuz ederdi, evde bir çaydanlığın olduğunu bilmek beni kahrediyordu. Kendi evime geçince çaydanlık almadım tabi. Önceleri poşet çayı orta boy bir kapta su ısıtarak hazırlardım. Derken elektrikli su ısıtıcısı aldım. Aynı tüpü nerdeyse 3 yıldır kullanıyorum. Bunu buraya neden yazdım ki ben? Kusura bakmayın yazmışım işte.

  • tea.party

    Cayin caydanliksiz yapilinca tatsiz tuzsuz oldugunu dusunenlerden birinin one cikmasini gunlerce, haftalarca bekledikten sonra ben, caydanlik, isin basa dustugunu anladim.

    g., keskin gozlemleri, alayli sozleriyle tersi ispatlanamaz bir gercek koyuyor ortaya: pek coklari beni estetik olarak itici, tiksindirici bulurlar. Estetik kaygilarla verilmis yargilarin haksiz bulunamayacagi tekrar tekrar sokulmustur kafamiza. Daha dogrusu, sokulabildigi kadar sokulmustur. Peki ben, sardunyaya cirkin diyen adama neden kotu duygular beslerim?

    Besbelli ki yazarin asil sorunu bunyemde bulunan simetri, agizlarim arasinda olan, agizlarimla tutmaclarim arasinda olan. Dogal guzelligin en buyuk yapi taslarindan biri degil mi simetri? O simetri ki, eksik oldugunda cogunlukla bir fiziksel problemin habercisidir. Dunya mahluklari -ki bana kalirsa uzay mahluklari da ayni yasaya tabidir-, yavas yavas, simetrik olani guzel, olmayani cirkin bulmayi boyle ogrenmislerdir.

    Agizlarimla tutmaclarim arasindaki simetriyi dusundukce, keyifle fokurduyorum. Sardunya gibi guzelim ben.

blog comments powered by Disqus