Oct 27, 2008 bir gökhan toka gıcıklığı

çocuğunun yediği şeyin ambalajını korkunç bir bela zanneden kadın

toplu taşıma aracı. otobüs, vapur, tren… çocuk bilinçsizce abur cubur yemekte. birazdan başına gelecek felaketin farkında değil. neyse ki yanında annesi var. o bilinç abidesi, o muhteşem anne. çocuk şuursuzca elindekini yemeye devam ediyor. ta ki…..

ta ki.. elindeki zımbırtının yemece faslı bitip tükenip de o görünmez sinsi tehlike ambalajla yüzyüze kalıncaya kadar. çocuk korku içinde ağlaşmaya başlamıştır. elinde yensen yenilmez, içsen içilmez birşey var. ne yapacak onu çocuk, çocuk onu ne yapacak??? ya çocuk ambalajı yiyecek, ya da ambalaj çocuğu!

ama ahhh.. o muhteşem anne, o mükemmel ve mağrur insan. çocuğun yanındaki kadının eli uzanır. bir şahin gibi kavrar çocuğun elindeki sinsi, başbelası ambalajı. bir şahin gibi atılan bu el, kötücül objeyi bir kartalın avucundaki yılan gibi toplu taşıma aracının camından yola, denize, sokağa, toprağa, şehre, kente atar.

tehlike geçmiş, başbeleası ambalaj anında defedilmiş, çocuk çevre bilinciyle aşı manyağına çevrilmiştir. tebrik ediyoruz bu mükemmel hareketi.

başkalarını da bulaştır:
  • Print this article!
  • Digg
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Twitter
  • Reddit
  • Google Bookmarks
  • StumbleUpon
  • E-mail this story to a friend!
  • Sndrfknella

    Sonra o çocuk büyür, yanına kendisi gibi çevre bilinci zamanında annesi tarafından geliştirilmiş sevgilisini alır, şehir hatları vapurunda benim yanıma oturursa... o sırada telefonla konuştuğum ve aklım son zamanlarda çok meşgul olduğu için vapurun güvertesinden denize doğru bir küçük pet şişenin uçtuğunu gördüğümü sanıp (saf saf!) "Siz mi attınız onu (hala saf saf!)?" diye sorduğum soruya "Hı-hı" yanıtını alırsam eğer..."Aferin"i yapıştırırım ben de...

blog comments powered by Disqus