eskiden çiftleşmek isteyen kadın ve erkeklerin kamera önünde tutsak edildiği programlar (gelin kaynana misali big brother türevi) revaçtayken bu laf daha yoğun kullanılırdı. şimdi daha mobil biçimde, programa gel – paravanı kaldır – elemanı gör – elektriği aldın mı – aldım / almadım şeklinde çoktan seçmeli biçimde kullanılıyor olsa da halen tedavülde olan bi lafımızdır. güzel türkçemizin ince tellerinden biridir.
peki ama “elektriği alamıyorum” demek ne demektir. bu lafı diyen aslında ne demek istemektedir. elektrik alamıyor oluşun türkçe meali nedir?
bu aslında iyi bi laftır. türk insanı kimsenin suratına kolay kolay direkt “senden hoşlanmadım”, “tipim değilsin”, “kelsin”, “çirkinsin”, “şişmansın”, “zayıfsın” vs vs diyemez. etkin bir eylem olan “beğenmemek” eylemi bu laf sayesinde edilgen bi hale getirilir. anlık, şartlara bağlıymış izlenimi verilir (sanki farklı şartlarda o elektriğin alınabilme imkanı varmış izlenimi yaratılır) kişi beğenmeyişinden kendini ve karşı tarafı soyutlamanın yollarında ilerlemeye koyulur. içinde “elektrik” yabancı kelimesini bulunduruşu ve soyut bi manası oluşu nedeniyle de, lafa konu kişilerin (beğenilen ve beğenilmeyen) üzerlerine minimum derecede alınacakları bir yabancılık atmosferi sağlanmış olur.
karşı tarafla fazla muhatap olmadan, atışıp kapışmadan “hoşlanmama” eylemini kısa bir frekansta kazasız belasız sonlandırmamızı sağlamaya yönelik kalıp, sakız gibi bi lafımızdır. bir nesil “elektrik alamadan” büyümektedir.










